20.06.2010

sorumlu

genişleyen dünyamda küçülen duygularım war artık..
yürütemedim yalnızlıklarım
we bana ağır gelen bi koşuşturmaca var

bunun tek sevdm yanı kaçmak istedin de bahanen olması
ve biçok şeyleuraşmak zorunda kalmamak...

sorumluluk,sanırsam hiçbir şeyden korkmadım senden korktm kadar...

9.06.2010

yuvarlak objeler bütünü

nasıl oluyor bilmiyorum.
gözümün önünde ;
sadece o küçülmelerin kalıyor.

git gide benden uzaklaşıyorsun böyle bir şey sanrım..
o kdar yakındın ki bana senden başka bişe göremiordum.
ve sen uzaklaştıkca ve daha da küçüldükce
dünyamın, ekranı büyüdü sanki.
arka fonda geçenler dikkatimi çekmior desem yalan olur..
dikaktmi daıtan milyonlarca obje var etrafında.
ve bir zaman sonra bi obje olarak kalıcaksn sende.
ve sen böle uzaklaştıkca benden; anlıyacağım ki dünya hala yuvarlak..

6.06.2010

yemek ve ben...

bu yasdıklarımın nedeni açlık mı yoksa pskolojik mi henüs karar weremedim..
ama karar emin oldum bişe war gerçkten açım...
sütlü bi cicibebe yiyo olmam bunun açık bi göstergesi..
normalde dier insnlar gibi
"elimde kahvem-bilgsayarın başında yazıorm-sol yanımda sigaram efkarımı içime daıtıor" gibi artis şeler yaşamalıyım galiba..
neyse bu sefer daha ilgnç hayatımla ilgili bi bnzetmeden ötürü burdayım...
haytım ve yemek analyışm...

herbişeyi birbirne karıştırark yeme alışkanlımı sanrım hayattaki her boka karışma alışkanlımla birleştiriorm... ve bi güzel çırpıorm kendi mutfaam da bazen kendi közümde pişiorm.. bazen bi tokatla pembeleşinceye kadar kızarıor yanaklarım...ve bazende kulak memesi kıvamında ki irençliklerim.. hayatım tam bi ahçı sahası.. bense yemek yapmayı bilmektn çok deneyen bi acemi ahçı..

eet bazzen bahrat gibi hissediorm ,kendi mutfamda;yeri gelince faslalık olur tadını kaçırırm. bazende olmam gereken yerde olmam sorumsuzluk yaparım...
çounlukla salça hissediorm;isimden belli açıklmaya grek yok sanırsam...
ve bazende yağ gibi oluorm....
yada masanın üstünde unutlan çürük meyvlar gibi oluorm bazen cıvık cıvık dokunan olursa bin pişman oluor...
hea bazen su gibi saf olabiliorm am bi o kdar da çabuk kirleniorm...
ne bilym ne oldumu bilmiorm..
ama bugn neye benzedimi çok ii bilorm...

gün boyu köşeden oturup kalkmayan o koca götlü damacana gibiydm... of bea ne kanım ısındı bugn ona... temel işlevini yaptı adamım ya içini doldurdu ya boşalttı... başka hiç bi işe yaramadı... o kdar yakın hissettim ki kendimi ayrı bi sygı duydum....
ve karar verdim kapıya koyarken daha özenli olcam bndan sonra..

16.05.2010

acep_?

varsa yerin kulağı,
neden duymazdan gelir bunca şeyi..
çoktan yarılmalıydı da
girmeliydik içine..

neyi beklersin ,koca taş yuvası
senden sertine mi rastladın...?

tabi bilemessin napcanı
söylemediler ki? öpemedin eli napmalıı??

7.05.2010

birileri yine sarhoş...

haytımdaki en önemli kelime "sen" olmadığı için ben mi bencilm,
yoxa
en önemli kelimemin "sen" olmasını istiyen sen mi daha bencilsin...

her ne kdar gösteremesemde sana.. "biz"i yaşatmaya çalışıorm...
buna engel olmaya çalışan sensen eğer, seni de ortadan kaldırmya hazırım..

sensiz de bi "biz"in de çok da güzel gideri var gibi duruor...

5.05.2010

mala bağlamak...

27.04.2010

r1>r2

"bana bitmeyen birşey söyle , sölyle sonusuza inanayım..."

beynim ,hayatı tümden gelim tekniiği ile çözmeye çalıştıkca allak bullak oluomuş
tümden gelen herşeyi tek tek irdelemeye çalışmak ne kdar yorucu,zahmetli,karmaşık....
ve bi o kdar da insanı daraltan bişeymiş çok geç farkettim...
ha bide insanı bütünü unutturuoo sölemeden geçemicem...:/

tüme warım içinde çok ii sölicem şeler yok.. tamam bir gün herşey tüme warır..:/

ama öğrendim tek şey hayatın bi optimum noktası oldu...
tümden gelip tekrar tüme waran bi daire içinde sanırım en ideal nokta merkez. merkezden nereye gidersem gidiyim varıcam nokta aynı dairenin parçası... :/

evet bişeyleri kafama oturtmanın mutluluğnu-huzurunu yaşıorm....
en azından yarıçapımın biras genişledinin farkındayım :)

24.04.2010

yolu olmayan ormanlarda mutluluk wardır...
yalnız yürünen deniz kıyısnda, sevinç.
topluluklar wardır kimsenin zorla girmediği derin denizlerde
ve sesinde de müzik...
insanı daha az seviorm diemem
ama doğayı daha fazla..

13.04.2010

yapılasışeyler:

hayatta içinde sıorumluluk tomurcuğu olan ve yapılmamak için hertürlü bahanenin kabul edildiği herşeydir.

28.03.2010

sol kulamın içinde bi vızıltı
sanrım tam 12 yıl oldu...
benden başka kimse, duymadı için küçükken kendmi özel hissederdm...
genelde yatarken korkuturdu beni...
bu yüzden ışıksız uyuyamama alışkanlığım sanırsam..

neyse alıştım sana sevigli nefes alıp veren vızıltı...

"acımasız sandığın seçimler,düşünmeyi bilmediğindendir...
hayat yolu düz bir patika kadar belirgin ve sade.
heycan aramak için çıktında yoldan seçimler seni zorlamya başlıcak demktir..
ve zaten;
yolu bilio olsaydn çoktan sonunda olurdun..."


10.03.2010

te-yare...

"saçmalıktan teyyare
selam söle o yare...."

kokusu sonradan çıkacak bu saçmalığın...
farkındayım...
ve farkındalık her zman da o kadar güsel
kendi deyimimle MÖKEMMEL bişe diilmiş...
yihuuu yihu o yeee...

" beyin bulandırmacasından kaynaklanan
kokusus ossuruk kıvamındayım....
nie sorusuna cevap veremeden gereksiz
bi sidik yarışı içinde koşuyore...."




2.03.2010

çamaşır ipi...

bugüne şöyle bir baktım da...
sanırım hiç benm tipim deil....
bittiği ii oldu...

artık yeni günlere yelken açmanın zamanı
ii geceler vesselam....

1.03.2010

kimden ötürü aaaa ayşa... ?

farkettimde mutlu oldumda yazamıorm bişeyler..
sanırım eğlencelik şeler içimi ısıtmıor...
yazmak istedim zamn önce içimi kararttımı farkettim..
bundan ötürü bu zamnlarda yazmamam daha mantıklı olabilrmiş?
görcez bakalım.... bakalım bakalım..
ve; "bundan ötürü yılmazı engeelliiceesssiinn emesenden sileeceessin... "

24.02.2010

günlük rutinlimiz..

adım at boka bat....

9.02.2010

emanetcilik oynu

sar baştan tekrar oyna...
sar baştan tekrar oyna...
sar baştan tekrar oyna...
..
.
.
ne zaman kurtulursam bu kısır döngüden, o zman deişir yapı taşları ruhumun..
o zamn da hisseder,görür,işitir ve bilirim...
ama belki o zman yapabilrmde...
kaçabildiklerime arkdan yetşirim...
(ne de olsa yuvarlksın bea dünya:S )


8.02.2010

yama ha?

"üzerimdeki yamalardan göremez oldum, unuttuğum asıl rengimi "

şekilsiz şemalsiz olmaya başlıyor hayallerim..
uğrunda savaştım hayallerim?
neden kurmakta zorlanıorm artık sizi?...
noluor bana?
neden heycanla alamıorm kalemimi elime ve neden çizemiorm artık ;
olmak istediklerimi
yapmak istediklermi
görmek -gezmek istediklerimi
çekmek istedkilermi...?



biras heycan.... lütfn biras heyacan..

7.02.2010

fasülyeah

1 film sahnesi günümün
en cüretkar sonunu görmüşüm..

sıradadki bölümde nolcanı deli gibi merak etmkten nefret ederken.
devamnın gelmiyeceni bilmek tamamen nefretle dolduruormuş insanın içni..
ve çok daa fasla zorluor içindeki son kalan sabır taneciklerni..

şmdi;
kokun var üstümde;şafak ta bu sahilde...


kendimi anlamayı beklemiorm.
anlamsızlıklarımda mutlu deil ama huzurluyum..

gel gelelim fasulyenin faydası da hiç umrumda olmadı..

28.01.2010

diferansiyelim geldi...

temiz geçti hak bu sefer...
güsel bi cansıkıntısı var eşitliğimin karşısında...
dier tarfta ne eksilrimi biliorm ne artılarımı...
şüpesiz,bilemediğim ve anlayamıyacağım bir paylaştırma sistemi var arkanda...
ve derin denklemler yatıor içinde bilmem kaç bilinmeyenli...
zoruma giden tek 1 nokta;
neden benm bilnmeynlerm sıfıra eşit çıkıor sürekli..
bu denli etkisiz olurcasına..

bi değer kazandıramdaysam bilinmeyene, bu zmana kdar.
bildiğime ne katabilrm şu saatten sonra?

"çözümsüz bir denklem misali çöz beni yaşanır et ey sevgili..."